Elektrikli araç sayısındaki hızlı artış, Türkiye’nin şarj altyapısında da yeni bir eşiği beraberinde getirdi; toplam soket sayısı nisanda 43 bini geçti. Yeşil şarj istasyonlarının tüketimdeki payı dikkat çekerken, büyükşehirler elektrikli mobilitenin lokomotifi olmaya devam ediyor.
EPDK’nın “Şarj Hizmeti Piyasası Aylık İstatistikleri” raporuna göre, martta 41.938 olan toplam şarj soket sayısı nisanda yüzde 2,55 artışla 43.009’a yükseldi. Aynı dönemde şarj istasyonlarının toplam kurulu gücü yüzde 3,29 artarak 3.295 megavata ulaştı. AC şarj soket sayısı 24.468’e, DC hızlı şarj soket sayısı ise 18.541’e çıkarak, hem şehir içi hem de uzun yol kullanımına uygun hibrit bir altyapı yapısının güçlendiğini gösterdi.
Nisan ayında şarj istasyonlarında toplam elektrik tüketimi 61 milyon 652 bin 189 kilovatsaat olarak gerçekleşti. Bunun yaklaşık yüzde 60’ına denk gelen 36 milyon 977 bin 647 kilovatsaatlik kısmı, Yenilenebilir Enerji Kaynak Garanti Sertifikası’na (YEK-G) sahip yeşil şarj istasyonlarından karşılandı. Kalan 24 milyon 674 bin 542 kilovatsaatlik tüketim ise diğer istasyonlardan sağlandı. Yeşil şarj noktalarının bu yüksek payı, elektrikli araçların karbon ayak izini azaltma ve temiz enerji kullanımını yaygınlaştırma hedefi açısından kritik bir eşik olarak öne çıkıyor.
Tüketim dağılımında İstanbul ilk sırada yer alırken, kentte toplam tüketim 19.651 megavatsaat olarak kaydedildi. İstanbul’u 9.410 megavatsaatle Ankara, 3.604 megavatsaatle İzmir izledi. Trafikteki elektrikli araç sayısı da marttaki 411.796 seviyesinden nisanda 427.486’ya yükselerek büyüme trendini sürdürdü. Bu tablo, hem yerli üreticilerin hem de küresel markaların Türkiye pazarına dönük iştahını artırırken, şarj altyapısına yönelik yatırımların da hız kazandığını gösteriyor.
Önümüzdeki dönemde, şehirler arası koridorlarda yüksek hızlı şarj ağının daha da sıklaşması, konut ve işyeri tipi şarj çözümlerinin yaygınlaşması ve akıllı şebeke entegrasyonlarıyla esnek tarifelerin devreye girmesi bekleniyor. Türkiye, elektrikli mobilite ekosistemini büyütürken, aynı zamanda yenilenebilir enerjiyle entegre bir model kurmaya çalışıyor; bu da ülkeyi bölgesel ölçekte örnek bir pazar haline getirme potansiyeli taşıyor.

