İngiliz mühendislik harikası JCB, inşaat sahalarından sonra şimdi de hız pistlerinde devrim yapmaya hazırlandığını ilan ederek tamamen hidrojenle çalışan “Hydromax”ı sahneye sürdü. Sıra dışı bir mühendislikle tasarlanan bu canavar, motorunu soğutmak için radyatör yerine çeyrek ton buz taşıyacak.
Sarı renkli devasa iş makineleri ve ekskavatörleriyle tanıdığımız İngiliz sanayi devi JCB, bu kez ezberleri tamamen bozarak otomotiv tarihinin en çılgın, en fütüristik hız projelerinden birine imza attı. Şirketin gizli AR-GE laboratuvarlarında uzun süredir üzerinde çalışılan ve tamamen temiz enerjiyle çalışan “JCB Hydromax” adlı kara roketi, gözünü dünya hız rekorunu kırmaya dikti. Günümüzde sıfır emisyonlu araç denince akla ilk olarak ağır bataryalı elektrikli sistemler gelse de, JCB mühendisleri yüksek performans ve ekstrem hızlar için geleceğin yakıtının hidrojen olduğunu savunuyor. Bu doğrultuda geliştirilen Hydromax, saf elektrikli araçların aksine, hidrojeni doğrudan silindirlerin içinde yakan, içten yanmalı motor sesini ve ruhunu koruyan ama egzozundan sadece saf su buharı salan devrimsel bir motor mimarisine sahip.
Aracın saatte 560 kilometrelik (350 mil) teorik hız sınırını aşabilmesi için gövde tasarımı havacılık standartlarında, tamamen karbon fiber ve titanyum alaşımlardan üretildi. Yüksek basınçlı devasa hidrojen tanklarına gövde içerisinde güvenli bir alan yaratabilmek adına, sürücü kokpiti alışılmışın dışına çıkılarak aracın en ön ucuna yerleştirildi. Ancak projenin asıl ağızları açık bırakan, mühendislik dehası detay soğutma sisteminde saklı: Bu hızlarda çalışan bir hidrojen motorunun ürettiği devasa ısıyı tahliye etmek için geleneksel, rüzgar direnci yaratan büyük radyatör ızgaraları kullanılamazdı; çünkü bu durum aracın aerodinamik yapısını bozar ve hızlanmasını engellerdi. Mühendisler bu sorunu çözmek için aracın içine tam çeyrek ton (250 kg) saf buz kalıbı yerleştirilecek özel bir yalıtımlı hazne tasarladılar. Motor, sürüş esnasında bu buzu eriterek oluşan faz değişim enerjisiyle soğutulacak ve dışarıya hiçbir sürtünme direnci yansıtmayacak. Ağustos ayında Amerika’daki efsanevi Bonneville Tuz Düzlükleri’nde, dünyanın en hızlı insanı unvanına sahip ünlü pilot Andy Green’in direksiyonunda piste çıkacak olan bu canavar, temiz yakıtların ekstrem sporlardaki gücünü kanıtlayacak.

