Alman ağır vasıta üreticisi MAN, taşımacılık sektöründe karbon ayak izini sıfırlayacak yeni hamlesi elektrikli eTGM modelini Milano’da tanıttı. Bölgesel lojistikte dizel motorların tahtını sallayacak olan araç, yüksek şarj hızı ve üstün verimliliğiyle öne çıkıyor.
Ağır ticari taşımacılık ve lojistik sektörü, küresel karbon emisyonunun en büyük sorumlularından biri olarak uzun süredir yeşil dönüşümün en zorlandığı alanların başında geliyordu. Ancak Alman mühendisliğinin köklü çınarı MAN, bu algıyı kökten yıkmak amacıyla İtalya’nın Milano kentinde düzenlenen ve Avrupa’nın en prestijli taşımacılık fuarı olan Transpotec Logitec kapsamında tamamen elektrikli yeni ağır vasıta modeli eTGM’nin dünya prömiyerini gerçekleştirdi. Şehirler arası zincir market lojistiği, kargo taşımacılığı ve bölgesel dağıtım ağları için özel olarak optimize edilen bu yeni nesil kamyon, sadece çevre dostu yapısıyla değil, aynı zamanda bir işletmenin operasyonel maliyetlerini dizel kamyonlara kıyasla yarı yarıya düşürebilme potansiyeliyle de ticari araç pazarında büyük bir heyecan yarattı.
Teknik detaylara inildiğinde MAN eTGM’nin mühendislik başarısı çok daha net bir şekilde ortaya çıkıyor. Araç, şasi içerisine stratejik olarak konumlandırılmış yüksek yoğunluklu batarya paketleri sayesinde tam yüklü ticari ağırlık kapasitesindeyken bile tam 480 kilometrelik kesintisiz bir menzil sunabiliyor. Lojistik firmalarının en büyük çekincesi olan “şarj için saatlerce bekleme” sorunu ise 375 kW gücündeki ultra yüksek hızlı DC şarj desteğiyle çözülmüş; bu teknoloji sayesinde kamyonun bataryası sadece 43 dakikalık bir öğle molası veya yükleme süresi zarfında %10’dan %80 doluluk seviyesine ulaştırılabiliyor. 210 kW (yaklaşık 286 beygir) sürekli güç üreten ve anlık yüksek tork sunan merkezi elektrik motoru, iki vitesli gelişmiş TipMatic 2 şanzıman sistemiyle birleşerek dik rampalarda bile kamyonun zorlanmadan hızlanmasını sağlıyor. Ayrıca sürüş esnasında gazdan ayak çekildiğinde ya da frene basıldığında devreye giren üç kademeli akıllı rejeneratif fren sistemi, yavaşlama enerjisini elektriğe dönüştürerek bataryaya geri yüklüyor ve dur-kalk şehir içi trafiğinde ekstra menzil avantajı sağlıyor. MAN’ın bu aracı geleneksel dizel kamyonlarla aynı bantta üretecek olması da üretim maliyetlerini düşürerek yeşil lojistiğin yaygınlaşmasını hızlandıracak.

