İsveçli bilim insanları, elektrikli araç sahiplerinin en büyük korkusu olan batarya yaşlanmasına karşı yapay zekâ destekli bir formül geliştirdi. Akıllı algoritma, hızlı şarj esnasında elektrik akımını milisaniyelik hassasiyetle optimize ederek pilleri koruyor.

Elektrikli araçların çevre dostu ve ekonomik olduğu bir gerçek; ancak madalyonun diğer yüzünde, zamanla eskiyen akıllı telefonlarımız gibi arabaların da batarya sağlığının (SoH) düşmesi ve menzilinin kısalması sorunu yatıyor. Özellikle yüksek güçlü DC hızlı şarj istasyonlarının sık kullanılması, batarya hücreleri içinde “lityum kaplama” (lithium plating) adı verilen mikroskobik kristalleşmelere yol açarak pillerin ömrünü hızla tüketiyor. İşte otomotiv dünyasının kanayan bu yarasına çare bulmak adına İsveç’in dünyaca ünlü Chalmers Teknoloji Üniversitesi araştırmacıları, yapay zekâ ve elektrokimya bilimini bir araya getiren, şarj istasyonlarının ve araç yazılımlarının çalışma mantığını kökten değiştirecek devrimsel bir şarj protokolü geliştirdiklerini duyurdular.

Geliştirilen bu yeni teknoloji, sabit akımlı geleneksel şarj yöntemlerinin aksine tamamen dinamik ve yapay zekâ güdümlü bir yapıyla çalışıyor. Sisteme entegre edilen akıllı makine öğrenimi algoritması, şarj kablosu araca bağlandığı andan itibaren batarya hücrelerinin anlık sıcaklığını, iç direncini, voltaj dalgalanmalarını ve kimyasal stres seviyesini milisaniyede bir analiz ediyor. Yapay zekâ, pillerin zarar göreceği kritik bir ısı artışı veya lityum birikmesi riski tespit ettiği anda, elektrik akımını saniyenin binde biri hızında darbe dalgaları (pulse charging) halinde optimize ederek hücrelerin adeta nefes almasını sağlıyor. Laboratuvar ortamında, günümüzün en popüler elektrikli araçlarında kullanılan lityum-iyon batarya hücreleri üzerinde yapılan zorlu yaşlandırma testlerinde, yapay zekâ destekli bu sistemle şarj edilen pillerin, standart hızlı şarj yöntemlerine kıyasla tam %22,9 (yaklaşık yüzde 23) oranında daha fazla sağlıklı kaldığı kanıtlandı. Tam 703 ağır şarj-deşarj döngüsü boyunca orijinal kapasitesini neredeyse hiç kaybetmeyen piller, elektrikli araçların ikinci el piyasasındaki değer kaybı sorununu tarihe gömecek. Teknolojinin önümüzdeki yıllarda yazılım güncellemesiyle mevcut araçlara da entegre edilmesi planlanıyor.